Güzel Sözler

Damar Sözler

Çok pahalısın ulan mutluluk. O kadar param yok.

Zor günler, dostu düşmanı ayıklamak için var.

Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

Birlikte geçiremediğimiz her gün ayrı bir müebbet gönlümde.

Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır

Ayakta kalmasını bilen insanlar için, kaybetmek büyük bir mesele değildir.

Seni unutmak için ettiğim yeminlerin sayısını unuttum; seni unutamadım!

Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.

Vazgeçmek yok güzel insan! Bak Allah var, umut var…

İstersem çare, istemezsem bahane bulurum. Sen rahat ol!

İki şey yıkar insanı; dostundan gelen ihanet, düşmanından gelen merhamet!

Vedalar gözleriyle sevenler içindir. Çünkü gönülden sevenler ayrılmaz.

Ben düşüncülerimi diğer insanların fikrini değiştirecek diye paylaşmam. Ben düşüncelerimi benim gibi düşünen insanlarla yalnız olmadıklarını bilmeleri için paylaşırım.

Üzüleceğinizi bile bile üstünüze gelenleri affetmeyin. Bilerek kendinden güçsüzü ezenler, ezilmeyi hak ederler.

Hayatı yaşayamam diye korkacağına, hayat akıp giderken sızıntı yapan yeri bul ve durdur zamanı. İçinde bulunduğun anı yaşamayacaksan, ne anlamı kalır ki nefes almanın.

Yıllar geçse geri dönmem seni sevemem artık. Unut gitsin her şey bitti beni bekleme artık! 

Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.

Oyun bitti perde kapandı gerçek hayata hoş geldin.

Bir kere düşsem, iki kere kalkarım. Herkes rahatına baksın!

Gidene üzülme, sevse gitmezdi. Gelene sevinme, o da başkasından geldi.

Ruh; her zaman kendini nasıl iyileştireceğini bilir. Esas zorluk zihni susturmaktır.

Seni gerçekten seven bir yolunu bulur ve sana kalır. Kendinden bile gider ama sana hep gelir.

Oksijeni bilmem ama kokun şart.

Güldün… Ve benimde hikayem başladı…

Sonra geldin güldün papatya tarlası oldu çorak topraklar.

Eğer herkes kaybettiği kadar içecek desek, o masadan en son kim kalkardı?

Kardan adam olur, senden adam olmaz.

Mevla’m görelim neyler. Neylerse güzel eyler.

İnsanlar seninle konuşmayı bıraktığında, arkandan konuşmaya başlarlar…

Hasretinle yakmasın diye çırpınıp durdum. Sevdanı yüreğimden çıkartıp atamadım.

Düşerken iki şeyi asla unutma: kimin seni ittiğini ve kimin seni tutmadığını. Ayağa tekrar kalkınca lazım olacak.

Yüreğimizde ölen insanların, dilimizde duası olmaz bizim!

Ne yaptıysam seni unutamadım…

Sırt üstü gömülür insanlar, ama sen beni yüzüstü bıraktın.

Sen benim en güzel hislerimsin.

Özlemek denmez buna bunun adı yangın.

Anlayan yok sözlerimden, uyku firar gözlerimden. 

Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.

“İnsanın en büyük hatalarından biri de doğru zamanda yanlış kişilerle doldurmaktır.” – Charles Bukowski

“Bir yudum almaz mısın kahvenden? Yoksa korktun mu beni 40 yıl sevmekten.” – Cemal Süreya

Çektiğini acı sanıyorsan, bir de anasız babasız büyümeye çalışan çocuklara bak. Allaha nankörlük etme, bu haline şükret evlat.

Sustuğum yerde sen varsın. Konuştuğum yerde özlemin…

Belki yanlış zamandım belki de yanlış yerdim ama yanlış kişi değildim.

Yıkılan sadece hayallerim, kişiliğim ve karakterim değil…

Biz o ihtimallerin üstünde çok sigara söndürdük.

Cesaret illa kükremek değildir. Bazen, gün biterken, usulca “Yarın yeniden deneyeceğim” demektir.

Geçen gün arkadaşlar meyhaneye gitti. GAM’sız almadılar.

İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.

Hafif acılar konuşabilir ama derin acılar dilsizdir.

İlk görüşte mi yoksa ilk gülüşte mi?

Gelse affetmem diyorsun ama adını duyunca gözlerin doluyor be olum.

Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim.Gönül almayı bilmeyene ömür emanet edilmez…

Yeri gelir sevdiğin kişinin yaşadığını bile bilmek sana yeterlidir.

Ve sonra anlıyorsun. Hiç kimsenin hiçbir şeye değmediğini…

Beni en çok terk edilmek olgunlaştırdı. Şimdi öyle bir nasır kapladı ki kalbim, insanların hepsi terk etse bana mısın demez artık.

Her gelen kalbimi yerlere çaldı; her aşktan içimde bir acı kaldı! 

Kalemimin kurşunu bitmiş, öldüremiyorum seni.

Zor günler, dostu düşmanı ayıklamak için var.

Kıyısında zaman geçirdiğimiz denizlerde boğulduk.

Kaybettiklerimize yakalım, sen benden başla…

En zoru da ne biliyor musun? Sen sevmeyi bense unutmayı başkalarından öğreneceğiz.

Hiç içmemeliydim ya, artık sigarayı günde üç pakete çıkarttım. OIsun sen sigaramın ucundaki ateşsin! OIsun deniz gözüm oIsun, ne olacaksa oIsun… Ben sana yanarken, kim bilir sen nerelerde üşüyorsun.

Yüreğime saplanmış bir kurşunsun sen ömür boyu acıtacaksın…

Akşam olunca sadece havalar kararmıyor.

Ne bileyim be sevgili. Öyle güzel baktın ki gözlerime. Sevmek değil ölmek geldi içimden.

İsyanım yanışıma ölüm bile susuyor, ardına dönüp giden sen misin be kadın… Gururum yere düşer yeter ki bak yüzüme. Üstüme basıp geçme yar.

Beni aşka öyle aç bıraktın ki, yokluğunda kendi duygularımı katık yapıp yedim. Şimdi bir garibim sevdanın yolunda, durağım belli değil, gideceğim yer belli değil.

Kurulu bir düzenim olsun isterken, meğer ne çok dağılmışım ben!

Sponsor

Masal kitabı gibisin, okuması güzel ama inanması çok zor.

Kırılan sigaradan duman gelmiyorsa, kırılmış kalpten de sevgi bekleme…

Ben maziyi unuttum hatırlatma bir daha; aşkı gömdüm içime sende sakla toprağa! 

Ah ulan ayrılık bir tek seninle ayrılamadık.

Beni kaybetmeyi başardıysan asla kazanmak için uğraşmam.

Aramızda bir harfin lafımı olur sevgilim ha gittin ha ittin.

Varsın olmasın hayatta her istediğimiz, Biz olana “Elhamdülillah”, olmayana da “Eyvallah” demesini biliriz.

Sevdiklerimiz üzülmesin diye içiniz kan ağlarken bile tebessüm edebilecek kadar güçlü olur seven insan.

Ölürsem beni yarimin kalbine gömün. Mekanım cennet olsun.

Şurama batan diyor ya şair. Şurama batan özlem demeselerdi bıçak derdim.

Bakacağın yüze sakın ola utanacağın bir söz söyleme…

Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.

Bazı kadınlar do tan baş roldür bayım… Ondandır, figüran olmayışları, kısa metrajlı uyduruk sevdalarınıza…

Gönül yorgun düştüğünde, yürek dilsiz kalır.

Ne kadar gülersen gül, mutsuzsan annen gözlerinden anlar.

Unutulmak kadar acıdır bazen yaşamak.

Bu kentin en tenha yeri kalbimdir şimdi.

Canı yanmış insanlar tehlikelidir. Nasıl savaşacaklarını öğrenmişlerdir.

Seni seviyorum diyen sözlere değil, senin için ağlayan gözlere inanın.

İçiniz kahpelik, dışınız sahtelik!

Erkek adamda herkes gibi hata yapar ancak asla ama asla yamuk yapmaz.

Sponsor

Kahpeliğin okulu yok ama mezunu çok.

Ellerin merhametin memleketidir, avuçlarına sığınan yarsız yurtsuz mülteciyim sevgili! 

Düşene tekme atmak bize yakışmaz. Kalkınca hesaplaşırız.

Benim sana koşmaktan dizlerim kan revan içinde… Sen çakıl taşını bahane ediyorsun.

Sevdanı bulutların üzerine yazmışsın. Yağmur olarak dökülüyor gözlerimden.

Gerçek şu ki; hayallerimizdeki insanların hayallerindeki insanlar değiliz.

Sabrıma ağır gelen insanlar var. Bardak zaten dolu, damlayana yazık olacak.

Sizin geçtiğiniz yollardan biz vazgeçeli çok oldu.

Aşkta cimrilik olmaz sevdiğim. Aşk sevgiyle büyür doymaz sevgilim. Gönlünü sevene adamadıysan, ne yazık buna aşk denmez sevdiğim. 

İnsanların seni en çok sevdiği zaman, onların işine en çok yaradığın zamandır.

Senin söylediklerinden şiir yazılır benim söylediklerimden destan yazılır.

Sinir uçlarımı yok ettin sevgili. Artık çok istesem de seni sevmeyi, başaramıyorum.

“Şurama batan” diyor şair… Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim…

“Yalnızlık” yazarsın da düzelten olmaz. İşte o zaman yalnızsındır.

Kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.

Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen.

Kalbime binlerce kez bıçak saplamışsın ama birini çekip çıkarsa affedeceğim…

Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı.

Sen kokuyor yokluğunda içtiğim sigaralar.

İnsanlar kırmızı güllerin peşinden koşarken altında ezdikleri papatyaların farkına bile varmazlar.

Gel neredeysen gel yapamıyorum. Gel ayna da kendime bakamıyorum!

Sakın ümidini kesenlerden olma…

Gece en karanlık ve ebedi göründüğü zaman gün ışığı en yakındır. Her gecenin bir sabahı vardır.

Gönül yorgun düştüğünde, yürek dilsiz kalır.

Çok güzel gülen insanlar var; içleri paramparça!

Sakat ol, topal ol, sağır ol, duygusuz ol, hissiz ol, lal ol, kör ol… Ama asla “ŞEREFSİZ” olma!

Çıkartın sigaraları… Bu gece hayal kuracağız!

Sensiz her gece üzülüyorum ama her gecenin sonu sabah biliyorum…

Dışarıdan bakıldığında hiçbir şeyi umursamayan biri olarak gözükebilirim. Ama içimde kaç farklı dünyanın yıkıldığını siz bilemezsiniz.

Hayat bana hiç yeşil ışık yakmadı Sorun yok ben zaten hiç kırmızıda durmadım..!!

Bazen doğru olanı yapmak için, en çok istediklerimizden vazgeçmememiz gerekir. Hayallerimizden bile.

Her sabah uyanıp ilk seni seviyorum.

Sponsor

Bir gün aynı demlikten çay içersek anlatırım sana… Gökyüzü neden mavidir?

Acıt beni gerçekle ama asla rahatlatma yalanla.

Efkarıma bir el uzat, özlemekten yorgun düştüm! 

İlk defa yıkılmadık ki bu yalancı dünyada… Elbet yine kalkarız.

Tutacak el bulamazsak, bizde elimizi cebimize koyar yürürüz. Sıkıntı yok.

Kahrolsun yan yana olmadığımız her yer.

Aklıma yuva yapıyor gülüşlerin.

Daha iyi olanı değil! Sana kendini iyi hissettiren birini seçmelisin.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı.

Size sıradan biriymiş gibi davranan hiç kimseyi sevmeyin.

O sadece ellerimi bırakmıştı oysa… Ben ise her şeyi…

Bütün gün yine seni özlemekle geçti… Sevip sarılmamakla, mesafelere kızıp dokunmamakla…

Mevzu derin, sana aşığım.

Kalp durduğu zaman değil, unutulduğu zaman ölür.

Umudun rengi siyah olunca, kör olmamak elde değil.

Mesele sevmek değil! Kime sorsam seviyor zaten. Mühim olan güzel sevebilmek. Kırmadan, yıkmadan, dökmeden ve acıtmadan…

Olursa olur, olmazsa bir sigara daha yakarız.

Adına “sen” dediğim hayallerimin baharında, yaprak dökümüne şahit oldu harabe gönlüm…

Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde… Ne yaptıysam seni unutamadım.

Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.

Bazen insan öyle delice sever ki, yalan olsa inanır, yılan olsa sarılır…

Benim aklıma gelip başkasına gittin.

Seninde sevgin yalan, yalan dünya gibi sende yalansın.

Tek ihtiyacım birazcık sen.

Yağmur olsan binlerce damla arasından tutardım seni. Çünkü, Korkarım. Toprak aldığını vermiyor geri.

İçime attıklarım benden daha ağır.

Üzülmem mi sanıyorsun yürek ağlar gözden önce.

İnsanların seni en çok sevdiği zaman, onların işine en çok yaradığın zamandır.

Düştüğünde yanında olan değil, kalkman için el uzatandır. Unutma.

Zor günler, dostu düşmanı ayıklamak için var.

Tutacak el bulamazsak, bizde elimizi cebimize koyar yürürüz. Sıkıntı yok.

“Yalnızlık” yazarsın da düzelten olmaz. İşte o zaman yalnızsınızdır.

İnsanlar gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.

Nasıl gülebilir insan, şans bile yüzüne ağlarken…

Boğazımda kalan mutluluğu, sırtıma vura vura çıkardılar.

Ve şükür. Tefekküre duran derviş gibi narin… Sızı ince, yara derin.

Sevgiliye Damar Sözler

Bi körün bi sağıra “çok güzelsin” demesi gibi aşk.

Balkona çık ve bir sigara daha yak. Acıdan gebersen de gerçekleşmeyecek olan hayallerin şerefine…

Ne kadar unuttum desem de onu görünce her şey yalan oluyormuş.

En iyi ilaç ellerindi.

Gözlerinin ‘kahvesinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘sende kalayım!

Gözümü boyamaya çalışma olum, benim dünyam zaten rengarenk.

Benim sana anlatacak kelimelerim bitti feda ettiğim gençliğim gibi.

Mutsuz değilim.. Mutlu da değilim … “Hissizim”.

Şairlerde bizim gibi aslında onlar yaşadıklarını kağıtlara, biz ise sokaklara döktük.

Cevabımın şiddetinden susuyorum!

Seni içimde yaşatmak için kimleri öldürdüm bi bilsen…

Zehir olsa içerim ellerinden, yalan olsa çeker giderim nefretimden, ellerinle al sevgini pas tutmuş şu kalbimden..

Misafirin çocuğu gibiydin. Geldin, dağıttın ve gittin.

Paraya güvenme, kadına güvenme.. İkisine de sahip olursan ,kendine güvenme…

Sevdiğin kadar sevilirsin diyen şaire sesleniyorum; çok hayal kuruyorsun be usta.

Barışalım mı +Hayır -Neden +Sen hiç kırık bardaktan su içtin mi? -Peki sen hiç bardak kırık diye sudan vazgeçtin mi?

Ne sevene düşmanım ne sevdiğime pişmanım seninle olmak varken sensizliğe isyanım ölümüne isyan!

Cinayet saati neredeydin diye sorarlarsa unutma ‘gidiyordum’ diyeceksin.

O okumadığı için yazmıyorum.

Dünya’nın en büyük yüküdür; Aklı sende olmayanı, ısrarla yüreğinde taşımak.

Beni yokluğunla savaştırma. Kaybederim.

Dünya’nın en büyük yüküdür; Aklı sende olmayanı, ısrarla yüreğinde taşımak.

Dudaklarım cezaevi, dilim gardiyan. İçimde müebbet yemiş hayallerim var.

‘UNUT’ demekten daha büyük bir küfür yoktur benim yüreğimin lugatında.

Ne kadar seviyorsun dersen; O kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin.

Şu çivisi çıkmış dünyada duvara astığım en güzel resimsin.

Gözlerine baktıkça ağlasa da gözlerim, ağlamak için de olsa gözlerini özledim.

Kafamda bitenlerin geri dönüşü yok.

Ben genelde sırılsıklam aşık oluyorum, ama bir de bakıyorum ki bu aşkta ıslanan yine sadece ben oluyorum.

“Öyle içten ki yüreğimin en derinindeki yerin; Çıkarı yok, çıkası yok, çıkarasım yok…”
– Can Yücel

Biz içtiklerimizin değil sevdiklerimizin sarhoşuyuz.

Bir hasret kadar uzak olsan da bir nefes kadar yakınsın yüreğime ömrüme ömür katan yarim.

Damar ve Ağır Sözler

Ben ölseydim ağlayacağını düşünüyorum ama sen ağlasaydın ben ölürdüm sevgilim.

Kalp durduğu zaman değil, unutulduğu zaman ölür.

Sinir uçlarımı yok ettin sevgili. Artık çok istesem de seni sevmeyi, başaramıyorum.

Seni seviyorum, duvar yazısı değil, alın yazısıdır. Herkese söylenmez.

En çok incittiğimiz kişilerin, aslında en sevdiklerimiz oluşu ne garip değil mi?

Gece midir insanı hüzünlendiren yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?

Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.,

Yüreğimizde ölen insanların, dilimizde duası olmaz bizim!

Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen!

Yağmur olsan binlerce damla arasından tutardım seni. Çünkü, Korkarım. Toprak aldığını vermiyor geri.

Hiç içmemeIiydim ya, artık sigarayı günde üç pakete çıkarttım. OIsun sen sigaramın ucundaki ateşsin! OIsun deniz gözlüm olsun, ne oIacaksa olsun.

Manzarası sen ol gözlerimin, her baktığımda yeni mutluluklar göreyim.

Sonra bir sigara yakıyorsun. Gökyüzünü seyrediyorsun. Bakıyorsun hala her şey yerli yerinde, sen sadece kendini ziyan etmişsin.

Kalemimin kurşunu bitmiş, öldüremiyorum seni.

Suç benim değil ki. Şiir kokuyordu bakışların. Yazmamak gözlerine ihanet olurdu.

Üzülmem mi sanıyorsun yürek ağlar gözden önce.

Kaybedecek bir sen kaldın hayatımda, aslında hayat sendin aslında ve gerisi kaybedilmemişti. Sadece yalanlar gitti, geriye gerçek aşkın kaldı sevgili.

Yüz kere yere düşmüş olayım; başkalarına çelme takan biri olmayacağım. Ben kazanan değil, insan olmak istiyorum.

Beni kaybetmeyi başardıysan asla kazanmak için uğraşmam.

Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, birazda salıncağı başkası kapacak korkusu işte.

Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya yağmursan ıslanmaya soğuksan donmaya geldim.

Ölürsem beni yarimin kalbine gömün. Mekanım cennet olsun.

Bazen insan öyIe deIice sever ki, yaIan oIsa inanır, yıIan oIsa sarıIır.

Defter aynı olduğu sürece, yeni bir sayfa açmanın ne anlamı var?

Akıllı insanlar yeni fikirleri tartışırlar. Normal insanlar sonuçları tartışırlar. Küçük insanlarsa başka insanları tartışırlar.

Balkona çık ve bir sigara daha yak. Acıdan gebersen de gerçekleşmeyecek olan hayallerin şerefine…

Uykulu gözlerini sevdiğin adam, sana yazar oldu bak hiç uyumadan.

Yeri gelir sevmiş olduğun kişinin nefes aldığını bilmek sana yeterli gelir.

Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı, ben ölürdüm.

Bir kere girdimi aşk virüsü kanser gibi sarar, tüm bedeni ne öldürür nede güldürür, ruh bedende olduğu sürece süründürür.

Sevdiklerimiz üzülmesin diye içiniz kan ağlarken bile tebessüm edebilecek kadar güçlü olur seven insan.

Sen sevdiğin için sakın utanma, çünkü utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir.

Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım severek çektiğim ahımsın.

İnsanın en büyük hatalarından biri de doğru zamanı yanlış kişilerle doldurmaktır.

Hani insan ağlamak ister, gözlerinden yaş gelmez, hani gülmek ister, yürekten gülmez. Hani birini bekler o hiç gelmez. İşte o zaman ölmek ister de ecel gelmez.

Aşkta cimrilik olmaz sevdiğim. Aşk sevgiyle büyür doymaz sevgilim. Gönlünü sevene adamadıysan, ne yazık buna aşk denmez sevdiğim.

Bilseydim dünyanın keşkelerden kurulduğunu, küçükken ne olmak istiyorsun diye sorduklarında, mutlu olmak istiyorum derdim!

Kolumuzu ısırarak yapardık saatleri; sanki o kadarcıkken zamanın canımızı yakacağını anlarmış gibi…

Ben sana yanarken, kim bilir sen nereIerde üşüyorsun.

Karaktersiz insanların seviyesiz değerlerine çok yakışıyorsun Bu seneki yılın alçağı ödülünü sana verecekler diye duydum.

Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını; herkesin yüzü ıslak, başları eğik, herkes benim hep olduğum gibi.

Biz o ihtimallerin üstünde çok sigara söndürdük.

Bazen diyorum ki; ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum; söyleyince ne olacak, sus bitsin!

Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.

Ağır Damar Sözler Kısa

Sonra geldin güldün papatya tarlası oldu çorak topraklar.

Oksijeni bilmem ama kokun şart.

Boğazımda kalan mutluluğu, sırtıma vura vura çıkardılar.

Kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.

Dön bak arkana yeğen gitmez dediğin kaç kişi yanında.

Aklıma yuva yapıyor gülüşlerin.

Dil susarsa bi çare lakin yürek susarsa ne çare.

O okumadığı için yazmıyorum.

Saç diplerimden tırnak uçlarıma kadar kırgınım sana.

Her gün aklıma geliyorsun ama bir selam vermiyorsun.

Boğazımda kalan mutluluğu sırtıma vura vura çıkardılar.

Sen kokuyor yokluğunda içtiğim sigaralar.

İlk görüşte mi yoksa ilk gülüşte mi?

Bazen en uzun yolculuk iki insan arasındaki mesafedir.

Şerefsizlik mertebesinde eşin benzerin yok. En önde bayrak taşıyıcısın.

İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.

Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen.

Beni yokluğunla savaştırma. Kaybederim.

Kahrolsun yan yana olmadığımız her yer.

Z or günler dostu düşmanı ayıklamak için var.

Gönül yorgun düştüğünde yürek dilsiz kalır.

Gönül almayı bilmeyene ömür emanet edilmez…

Bazen damar sözler kısa olmalı. Laf kalabalığı yapmadan duyguları anlatmalı.

Bu kentin en tenha yeri kalbimdir şimdi.

Kötü günümde katkın yoksa eğer iyi günümde olmasan da olur.

Yeri gelir sevdiğin kişinin yaşadığını bile bilmek sana yeterlidir.

Beni kaybetmeyi başaranı asla kazanmak için uğraşmam.

Tek ihtiyacım birazcık sen.

Özlemek denmez buna bunun adı yangın.

Çok pahalısın ulan mutluluk.

Eğer aşk yalansa acısı neden bu kadar gerçek.

Masal kitabı gibisin, okuması güzel ama inanması çok zor.

Çıkartın sigaraları, bu gece hayal kuracağız.

Sen benim en güzel hislerimsin.

Dudaklarım cezaevi, dilim gardiyan. İçimde müebbet yemiş hayallerim var.

Dön bak arkana yeğen gitmez dediğin kaç kişi yanında.

Her sabah uyanıp ilk seni seviyorum.

Aklıma yuva yapıyor gülüşlerin.

İncit beni gerçek ile. Ama asla rahatlatma yalan ile.

Ayrılık Sözleri Damar

O sadece ellerimi bırakmıştı oysa… Ben ise her şeyi…

Seninde sevgin yalan, yalan dünya gibi sende yalansın.

İyileştirir diye umut olarak gördüklerimiz tekrardan yaralayıp terk ediyorlar bizi.

Vedalar gözleriyle sevenler içindir. Çünkü gönülden sevenler ayrılmaz.

Eğer herkes kaybettiği kadar içecek desek, o masadan en son kim kalkardı?

Helal etmiyorum sana, senin için uykusuz kaldığım geceleri.

Ey gönlüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz, dudaklar sebepsiz kurumaz, gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.

Giderken Allaha emanet ol dedi! Güldüm zaten başka kimim var ki?

Kaybettiklerimize yakalım, sen benden başla…

Sırt üstü gömülür insanlar, ama sen beni yüzüstü bıraktın.

Benim aklıma gelip başkasına gittin.

Öyle yorgun ki hislerim. Artık sana karşı bir şey hissetmeye bile dermanı yok.

Ne yormak istedim seni. Ne de yormak kendimi. Çok çalıştım gitmeye de kalmaya da. İkisi de aynı acı ikisi de rezil. Daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil böyle kalarak değil.

SensizIiğe yenilmek, sana yenilmekten zor oIsa da.. Ardımda bir sürü “belki”ler bırakarak, seni içimden ayrılıyorum.

Terkedilen çabuk büyür, hüzün kalana düşse de pişmanlık hep gidenin payına!

Yükle yalnızlığının bütün gri bulutlarını sırtıma. Vücudum yağmur sonrası toprak koksun.

Bu ayrılık adil değil kokun ben de, aklım sende kalıyor.

Yüreğimizde ölen insanların, dilimizde duası olmaz bizim!

Eğer aşk yalansa acısı neden bu kadar gerçek.

Boynu bükük duruyorsam eğer; içimden öyle geldiği için değil, yüreğimden gidenler olduğu içindir!

Gidene üzülme sevse gitmezdi. Gelene sevinme o da başkasından geldi.

Avuç doIusu gözyaşıyla yıkanmış bir Aşk’tık biz, ve kucak dolusu hoşçakalların gözünden düştük.

Acı çekiyordum senden sonra, fakat unuttuğun bir şey vardı. Çektiğim her acı beni değil, içimdeki seni öldürüyordu.

Kadın yüzünde ki sivilceleri bile fondötenle gizleyebiliyor. Sen, onun acı çektiğini nerden anlayacaksın ki.

Beni en çok terk edilmek olgunlaştırdı. Şimdi öyle bir nasır kapladı ki kalbim, insanların hepsi terk etse bana mısın demez artık.

Damardan Özlem Sözleri

Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim hasretim bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim öfkem kinim sevincim umudum düşüm rüyam hayalim ama en çok ağlatan en çok kanatansın… Sen tarifi imkansızımsın.

Özlerim ben seni seninle bile, vuslat mı hasret mi adını sen koy, aşkınla yakıp da düşürdün dile sevgi mi nefret mi adını sen koy.

Okeyde beklenen son taş gibisin. Biliyorum beklemekle gelmezsin, zaten gelme çünkü sen gelirsen ben biterim.

“Şurama batan” diyor şair… Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim…

Hasretinle yakmasın diye çırpınıp durdum. Sevdanı yüreğimden çıkartıp atamadım.

Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.

Dünyanın en büyük yüküdür; Aklı sende olmayanı, ısrarla yüreğinde taşımak.

Sustuğum yerde sen varsın. Konuştuğum yerde özlemin…

Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin. Her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki istesen de silemezsin.

Tek ihtiyacım birazcık sen.

Özleyenler ve unutamayanlar için en güzel damar sözler…

“Neyin var?” sorusuna “sen yoksun!” diyesim var. Bildiğin gibi değil.

“Sus” be yüreğim, bende biliyorum özlediğimi! Sus ki bilmesin özlediğimi!

Özlemek denmez buna bunun adı yangın.

Hayır, ben iyiyim. Sadece hayatım b*k gibi sevdiğim insanları kaybediyorum, gitme diyemiyorum, uyuyamıyorum, özlüyorum ve yoruldum.

Ne zaman seni düşünsem, ardından bir çakmak çıkıyor cebimden ve ciğerime derin bir duman çekiyorum.

Kaç kadeh kırıIdı sarhoş gönIümde. Ne yaptıysam seni unutamadım.

Gelse affetmem diyorsun ama adını duyunca gözlerin doluyor be oğlum.

VusIat mı hasret mi ismini sen koy.

Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen ben şimdi aşk karınla sana ne şiirler yazarım.

Bazıları özledim diyemez, bir sigara daha yakar.

Manalı Damar Sözler

Yavaşça vazgeçiyorum.

İnceldiği yerden kopsa yadırgamazdım ama hiç kopmaz dediğim yerden koptu.

Bazen dışarı çıkıp kendimi anlayana kadar yürümek istiyorum.

Napıyosun sorusunun cevabı iyiyim değil bu konuda bi anlaşalım artık.

Sen yoksun, inan bir tek sen lazımken.

Bana buna mı kızdın deme, seni ne bu raddeye getirdi diye sor. Asla takılmayacağım şeylere şimdi dönüp dönüp bakıyorsam; bana içinde ne birikti diye sor. Anlatmaya çalışırken sesim yükseliyorsa eğer; kaç kere susturuldun diye sor.

Yaralarımın içinden en çok kanayansın.

Seninle zor. Ama sensiz de olmuyor.

Boş yere canı yanmaz insanın. Ya bir eksiklik vardır geleceğe dair, ya da bir fazlalık vardır geçmişten gelen.

Umut edip üzülmeye alıştık.

Seninle yollarımız kesişsin isterdim ama görüyorum ki birbirimizden kilometrelerce uzağız.

Ben onu sonu böyle bitsin diye sevmemiştim.

Değer miydi? Değerdi; ama değmedi. Olur muydu? Olurdu; ama olmadı.

Umut verip yarı yolda bıraktın. Muhtaç kal.

Şu an ne hissediyorum biliyor musun? Çaresiz veya kızgın hissetmiyorum. İyi veya kötü hissetmiyorum. Hiçbir şey hissetmiyorum. -Ki bu harika hissettiriyor.

Ona içindekileri söyle dedim ve içimden sessizce dua ettim, adımı söylemesi için.

Hiç bir şey ait olmadığın yerde kalmak kadar acıtmaz.

Çok seven insanları yarım bırakacak kadar karaktersizsiniz.

Mükemmelliğe gerek yok, sahte olmayın yeter.

Mutlu olduğum anları seninle paylaşamamak büyük mutsuzluk.

Sonra kırıldım, tam seni seven yerimden.

Oturalım bir yere, neden biz olamadık anlat.

Çıkıp saatlerce dolaşmak istiyorum. Ama kafam benimle gelmesin.

Bazen sadece yorgun oluyor insan. Ne küs ne yalnız ne de aşık.

Üç gülsek, beş ağlatıyorlar.

En kötüsü de kötü hissediyorsun ama yazacak kimsen yok.

Bilemezsin. Bilemezsiniz. Ne yaşadığımı, ne hissettiğimi… Her yalnız kaldığım an toparlamaya çalıştığım o parçalarımı göremezsiniz.

“Alıştım artık” cümlesi çok umutsuz değil mi?

Ne sevgiliyiz ne arkadaş. Birbirini çok iyi tanıyan iki yabancıyız.

Zordur sevmeyenin seveni olmak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu